Bu sayfada, sağlık ya da tıp ile ilgili notlarımı yayınlayacağım.
sağlık bilimi olarak tıp, çok farklı dallara ayrılmış zengin bir bilim. tıp alanında yaşadığım deneyimleri yazmayı deneyeceğim.
tıp derken, hastalıkları tedâvi bilimi'ni de kastederiz, ama, tıp, aynı zamanda, bir "beden bilgisi" olarak da yaşıyor.
"organizma bilgisi" olarak tıp, büyük bir bilim!
buradaki notlarımı, bir "hastahane bilgisi" olarak da yazacağım, farklı tıp alanlarında örgütlenenen hastahanelerde, doktorlar, hemşireler, hastabakıcılar, tıp alanında uzmanlaşmış kişiler çalışırlar, bu konuda notlar yazmayı düşünüyorum.
insan sağlığı, hayvan sağlığı, bitki sağlığı, ya da canlıların sağlığı, birbirine bağlı gerçeklerdir, canlı olmadığını düşündüğümüz ya da keşfettiğimiz nesnelerin de, sağlığı etkilediğini biliyoruz. tıp, başka bilimlerden uzakta yaşayamaz, sürekli öteki bilimlerle ilişkilenir, öteki bilimlerden öğrenir.
bir "eczane bilgisi" olarak tıp vardır.
bir "ilâç bilgisi" ya da bir "tedâvi bilgisi" olarak tıp vardır.
kimya, biyoloji, fizik gibi öteki fen bilimleri ile tıp arasındaki "işbirliği", binlerce yıldır sürmektedir. tıp bilimi'nin tıp bilimi olarak yaşaması, öteki fen bilimlerinin de yaşamalarına bağlıdır.
bu sayfada, tıp alanındaki somut gözlemlerimi yazacağım, yaşadığım hastalıkları, kullandığım ilâçları, doktorlarımı, hemşirelerimi yazacağım. ortopedi, dahiliye, cildiye, psikiyatri gibi alanlardaki deneyimlerimi yazacağım.
örneğin, bir kez bileğim çatladığında, Baltalimanı Kemik Hastahanesi'nde -uzmanlaşmış bir ortopedi hastahanesi idi!- nasıl tedâvi olduğumu, bir kez "sedef hastalığı" yaşadığımda, cildiye Uzmanı Doktor Zafer Şentut'un yazdığı ilâçlarla hastalıktan nasıl kurtulduğumu, "dizanteri" hastalığı yaşadığımda, Pratisyen Doktor akrabalarımın beni nasıl iyileştirdiklerini, 1999 Depremi sonrasında yaşadığım "depresyon" sırasında, GATA'daki Askerî Doktorlar'ın beni nasıl tedâvi ettiklerini yazacağım.
tıp bilimi içinde farklılaşmış bilimlerin nasıl bilimleştiklerini, nasıl birer pratik bilim olduklarını yazacağım.
tıp, tıp eğitimi, hastahaneler, birbirinden hiç ayrılmayan pratik alanlar.
yalnız şahsen yaşadığım tıp deneyimlerini değil, başka kişilerin yaşadığı tıp deneyimlerini de yazacağım.
Atatürk'ün yaşadığı "siroz hastalığı" ile Dedem Abdülkadir Öner'in nasıl savaştığını, sonunda nasıl vefât ettiğini, aynı "siroz hastalığı" ile Turizm Rehberi İsmail Zerman'ın nasıl savaştığını, sonunda genç yaşında nasıl vefât ettiğini yazacağım.
"kanser hastalığı" ile vefât eden akrabalarımdan bahsedeceğim!
"kanser hastalığı" ile vefât etmiş ya da "kanser hastalığı"nı yenmiş, iyileşmiş kişilerden bahsedeceğim.
"verem"den, "felç"ten, "körlük"ten, "sağırlık"tan bahsedeceğim.
insan sağlığının öteki canlıların sağlığına nasıl bağlı olduğunu yazacağım, gıda mühendisliği'nden bahsedeceğim.
beslenme sorunları ya da öteki çevresel koşullar nedeniyle yaşanan hastalıkları, sağlık konularını yazacağım.
"teşhiş"in koşullarını, "tedâvi"nin koşullarını yazacağım.
SİNAN ÖNER
Nessun commento:
Posta un commento